
fak yu turkey! {fak yu hindi!}
chicken’ı asırlardır translate eden güzide türk insanı hindiyi translate edemeyince hep bir karmaşa yaşanır bu topraklarda.
hindi {aka turkey} bilindiği gibi türkleri, türklük olgusunu aşağılamak için üretilmiş bir hayvan türüdür. domuzun islam diniyle banlandığı bu ülkede hindi diye adlandırdığımız hayvana “eti zaten çok sert, bunu yiyeceğime tavuk yerim mis gibi” şeklinde gizli bir milliyetçi tavırla burun kıvırırız. batılı bir tonla çıkardıkları “glu glu glu” sesiyle dalga geçtiğimiz ve hatta “kabaramazsın kel fatma, annen güzel sen çirkin” şeklinde hakarete varan sözlerle aşağıladığımız tek hayvan türüdür. elbette ki bütün bunların altında yatan neden ingilizce sözlüğünde şanlı tarihimiz yerine turkey: hindi bilgisinin geçmesidir. bir rivayete göre lozan barış konferansında konuşulan yüzlerce madde arasında hindinin ingilizce karşılığının değiştirilmesi de bulunmaktaymış fakat bu madde görüşülürken gülüşmeler espriler komiklikler olabileceği düşüncesiyle geri çekilmiş.
hindinin gündeme geldiği şu günlerde yine bir sıkıntı baş göstermiş bulunmakta. hem de bu sefer daha hızlı daha öfkeli. adı burn the turkey. yani türkiye’yi yakmak. bir android uygulaması olan burn the turkey’in marketteki sayfasında bilinçli türkler medeni bir şekilde tepkilerini yorumlarıyla dile getiriyorlar:
“Turkey bi tarafiniza batiyo galiba? Tek yildiz verin. Ortalamasi dussun lavuklarin”
“Ananizi TURKLER ***. Bunu yapanin annesiyle dar alanda ikili mücadeleye gireyim”
“turkey *iksin sizi”
happy thanksgiving çocuklar, fak yu turkey!

